Ana Sayfa

<<Girişe dön

Tüp Bebek

Tedavi Akışı

Jinekoloji

Kanserler, Miyom

Kısırlık Tedavisi

Pko,Azospermi

Danışma Randevu

0212-4044520

Doktora Danış. Lütfen sormaktan çekinmeyin, iletişim bilgileriniz gizlidir! Danışma formu

Uygulanan Tanı Yöntemleri

Uygulanan Tanı Yöntemleri

Kısırlık sorunum olduğunu nasıl anlayabilirim?
Önceden tanı konulmuş bildiğiniz bir hastalığınız yoksa veya daha önceden hamile kalma konusunda problem yaşayabileceğiniz söylenmediyse, kısırlık sorununuzun olduğunu öğrenmek üzerinizde bir şok etkisi yaratabilir. Çoğu insanın, ta ki bir çocuk sahibi olmayı deneyip bu işin sandıkları kadar kolay gerçekleşmediğini görene kadar kendilerinde bir kısırlık sorunu olabileceği akıllarına gelmez. Peki kısırlık sorununuz olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Kısırlık probleminin nedenleri sıklıkla belirsiz ve çeşitli olsa da hem kadınlar hem de erkekler için kısırlık sorununu akla getirebilecek belirti ve semptomlar vardır. Kadınlarda düzensiz adet görme (4 haftada bir adet görmeme) veya hiç adet görmeme hormonlarının olması gerektiği gibi çalışmadığı konusunda fikir verebilir. Bu durumda yumurtlama düzenli olmayabilir ve bu da kısırlık problemine yol açabilir. 

Ağrılı veya çok fazla kanamalı geçen adet dönemleri rahminizin iç duvarının yüzeyinde veya endometrium dokunuzda bir sorun olduğuna delalet edebilir. Rahminizin içinde polip veya fibroid gibi iyi huylu bir tümör olabilir veya endometriozis denilen bir rahatsızlıktan muzdarip olabilirsiniz. Her iki durumda da bu sizin doğurganlığınızı etkiler.

Endometriozis hamile kalamama problemi yaşayan kadınlarda sık görülen bir problemdir. Böyle bir sorununuz olduğunu biliyorsanız, en azından kısırlık sorunu yaşayabileceğinizi bilmeli ve buna hazırlıklı olmalısınız.

Özellikle retrograd ejakülasyon -semenin penisin ucundan dışarı çıkması gerekirken mesaneye gittiği durum- gibi ejakülasyon problemleri kısırlığa yol açabilir. Bu gibi problemler yaşıyorsanız, çocuk sahibi olma konusunda sorunlar yaşayabileceğinizi bilmelisiniz.  

Tanı konma aşaması

Eğer kısırlık sorununuz olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuza başvurmak sizin için en kesin çözüm olacaktır. Ancak resmi olarak kısırlık tanısı almanız için en az 12 ay boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunmanız a rağmen hamile kalamamış olmanız gerekmektedir(Bu durum sizin hiçbir zaman gebe kalamayacağınız anlamına gelmez. O yıl içinde şansınız yaver gitmemiş olabilir.). Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için bu durum çok can sıkıcı olabilir ancak onaylanmış tıbbi yaklaşım bu şekildedir. Ancak bu, çocuk sahibi olmak istiyor ve henüz bir yıl olmamışsa doktora gidemeyeceğiniz ve endişelerinizi paylaşamayacağınız anlamına gelmez. Belki de doktorunuzun vereceği bilgiler bu konuda zihninizi rahatlatmaya yardımcı olabilir. 

Bir yıldır düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen halen gebe kalamadıysanız doktora başvurduğunuzda hem eşiniz hem de sizin için kısırlık ile ilgili tahliller yapılır ve problemin nerede yattığı bulunmaya çalışılır. Ancak üzücü olsa da bu süreç kolay değildir ve hızlı ve basit bir çözümü de yoktur (şanslı olsanız ve sebep erkenden ortaya çıksa da). Bununla birlikte bazı tahliller yapılmaya başlanmışsa gelecekte olumlu şeylerin olacağını düşünmemek için bir sebep yoktur. 

İnsanlar genellikle kısırlık problemleri olduğunu yüksek sesle konuşmaz, çok kişi ile paylaşmazlar. Bu nedenle siz pek sık duyuyor olmasanız da kısırlık çok sık karşılaşılan, birçok çiftin muzdarip olduğu bir sorundur. Ancak günümüzde çok sayıda tedavi seçeneklerinin olması sayesinde en sonunda istediğiniz çocuğa kavuşma olaslılığınız gayet yüksektir. 

Kısırlığın Tanı Yöntemleri

Transvajinal ultrasonografi (Vajina içinden ultrason)
Transvaginal (vajinal yoldan yapılan) ultrason için mesanenin dolu olması gerekmez, hatta boş olması daha iyi sonuç verir.
Transvaginal (vajinal yoldan yapılan) ultrason ile iç genital (üreme) organları bu şekilde daha iyi incelenebilir. Geçilecek batın katları olmadığı için karından ultrasona göre daha tercih edilecek metoddur.

Histerosalpingografi (HSG)
Histerosalpingografi (HSG) veya türkçe tanımıyla ilaçlı rahim ve tüp filmi jinekolojide rahimağzı kanalının, rahim içinin ve Fallop tüplerinin yapısal ve işlevsel özelliklerini incelemede yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.
 

HSG hangi durumlarda uygulanır?
HSG genel olarak söylemek gerekirse rahimağzı kanalındaki bir tıkanıklıktan, rahim içindeki bir yapışıklıktan veya Fallop tüplerindeki bir tıkanıklıktan şüphelenildiğinde uygulanır.
Daha da genişletilecek olursa HSG'nin temel kullanım alanları şu şekildedir:
Gebe kalamama durumunun tıbbi değerlendirilmesi aşamasında tüplerin açık olup olmadığının belirlenmesinde;
Rahimağzına veya rahime uygulanan bir müdahale sonrasında (kürtaj gibi) adet kanamalarının kesilmesi durumunda rahimağzı kanalındaki muhtemel bir tıkanıklığın veya rahimiçindeki muhtemel bir yapışıklığın (Asherman sendromu) değerlendirilmesinde;
Tekrarlayan düşüklerde rahimde doğumsal bir gelişim kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesinde;

HSG Nasıl Uygulanır?
HSG prensip olarak adet kanamasının tümüyle bittiği bir zaman diliminde ve adet döngüsünün ilk yarısında uygulanır. Bunun nedeni bir yandan adet kanamasının rahim içinden tüplere ve buradan da karın boşluğu içine dolmasının yaratacağı sorunlara engel olmak, öte yandan rahim içindeki muhtemel bir gebeliğe (gebe kalamama nedeniyle değerlendirilen bir kadında da her zaman gebelik oluşabileceği gerçeği gözardı edilmemelidir..) zarar vermemektir.
HSG uygulanması öncesinde tam bir jinekolojik değerlendirme yapılır. Bu değerlendirmede pelvik enfeksiyon bulguları saptanması durumunda enfeksiyon tedavi edilene kadar işlem ertelenir. Enfeksiyon varken uygulanan bir HSG hastalığın yayılmasına neden olabilmektedir.
HSG bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı veya Radyoloji Uzmanı tarafından uygulanabilir.
Jinekolojik muayene pozisyonundayken rahimağzını görüntülemek için sperkulum adı verilen alet yerleştirilir. Rahimağzı sabitlendikten sonra rahimağzı kanalına kanül adı verilen pipet benzeri alet yerleştirilir. Kanüle iliştirilen enjektörden birkaç aşamada basınç uygulanarak kontrast madde adı verilen özel bir sıvı verilir. Bu sıvı röntgen filminde bulunduğu yerlere radyoopak yani beyaz bir görünüm kazandırır. Sıvı verilmesi esnasında ya belli aralıklarla tek tek röntgen filmleri alınır veya floroskopi adı verilen yöntem kullanılarak ekrandan sıvının geçişi sürekli olarak izlenir ve kaydedilir.
HSG röntgen ışınları verilerek uygulanan bir yöntem olmasına karşın ışın dozu çok yüksek değildir.
HSG genellikle dayanılacak kadar az ağrı veren bir işlemdir ve bu nedenle genellikle genel anestezi altında uygulanmaz.
 

HSG Nasıl Yorumlanır?
Yukarıda sayfanın başında bir HSG görüntüsü yer almaktadır. Bu görüntüde rahim üçgen bir şekilde görülmekte, rahimin altında vajina ve rahimağzı kanalı gözlenmektedir. Rahimin yanlarında sağlı sollu kılcal yapılar Fallop tüpleridir ve bu yapıların devamında sıvının karın içi boşluğu içinde yayılarak dağılması görülmektedir. Bu film rahim içi tümüyle normal ve tüpleri iki taraflı açık bir film örneğidir.

  • Rahim içine hiç sıvı ulaşamadığında bu bir rahimağzı kanalı tıkanıklığını gösterir.
  • Rahimiçinin üçgen yapısı içerisinde "lekeler" görüldüğünde bu rahimiçindeki bir yapışıklığın belirtisi, rahimiçinin üçgen yapısı bozulduğunda bu bir doğumsal rahim kusurunun belirtisidir.
  • Kılcal yapılar yani tüpler görülemediğinde veya bu yapıların devamında sıvının karın içi boşluğuna dağılımı gözlenemediğinde bu tüplerin tıkalı olduğunun bir belirtisidir.


HSG'de saptanan sorunun giderilmesi için ne yapılır?
HSG esnasında sıvı basınçlı olarak verildiğinden bazen hafifçe tıkalı bir rahimağzı kanalı veya Fallop tüpü bu basınçla açılabilmektedir. Bunun dışında HSG'nin tedavi edici özelliği yoktur.
HSG'de Fallop tüplerinin tıkalı olduğu saptandığında direkt olarak tüp bebek kararı verilebileceği gibi, laparoskopi uygulanarak tüplerdeki yapışıklığın nedeninin anlaşılması veya mümkünse tedavi edilmesi yoluna gidilebilir.
HSG'de rahimiçinde yapışıklık saptandığında bu yapışıklığın çözülmesi için farklı yollar vardır.
HSG'de rahimde yapısal bir kusurun ön tanısını koymak mümkün olmakla beraber kesin tanıyı koymak için genellikle histeroskopi ve beraberinde laparoskopi gerekir. Bu işlemler esnasında sorunun giderilmesi mümkün olmakla beraber bazı doğumsal kusurların tedavisinde açık ameliyat gerekebilir.


Yenilikleri ilk size bildirelim

Doktora Danış

0212-4044520